Yayınlar

Çocuğumuz kolunu veya bacağını kırdığında ne yapmalıyız

Çocuklar genellikle çok hareketli olduklarından, oyun oynadıklarında, spor yaptıklarında kol ve bacaklarını kırma ihtimalleri yüksektir. Çocuk kırıkları erişkinlere göre farklılıklar göstermektedir. Bunların bir çoğu masum kırıklardır ve çabuk kaynarlar. Fakat çocuklarda erişkinlerden farklı olarak büyüme kıkırdağı vardır. Bu büyüme kıkırdaklarında oluşacak kırıklar çocuğun bacak veya kolunda büyüme bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle çocuğunuzun kolu veya bacağında oluşacak kırıklarda mutlaka uzman bir ortopedi ve travmatoloji doktoruna başvurmak gerekmektedir. Bu yazımız da çocuk kol ve bacak kırıklarında ailenin neler yapacağı hakkındadır. Öncelikle acil bir şekilde çocuğunuzu ortopedi ve travmatoloji uzmanının olduğu bir hastaneye götürmelisiniz. Çocuğun kırık olan ekstremitesinin uygun bir pozisyonda karton yardımıyla sabitlemeniz, kırık uçların çevre dokuya daha fazla zarar vermesini önler ve çocuğun ağrısını azaltmaya yardımcı olur.   Özellikle dirsek çevresi kır

Bel ağrısı

Bel ağrısı hastaneye başvurmaların en yaygın nedenlerindendir.   Aynı zamanda   iş gücü kaybına neden olmaktadır.   Bir çok insan hayatının bir döneminde bel ağrısı yaşamaktadır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki toplumda her 10 kişiden 7 si yaşamının bir döneminde bel ağrısı sorunuyla yüz yüze kalmaktadır. Neyse ki, bel ağrısını rahatlamak için önlemler alınabilir. Önlemler başarısız olursa,   evde yapılacak basit tedaviler, uygun egzersizler sonrasında iyileşme sağlanabilir.   Bel ağrısı için nadir olarak cerrahi tedavi tercih edilir.   Bel ağrısı kendisini birkaç şekilde gösterir. Kas ağrısı, bıçak saplar tarzda keskin ağrı, bacaktan aşağı yayılan ağrı, öne eğilme, ayakta durma veya yürümeyle kötüleşen ağrı, bir yere yaslanmakla azalan tarzda ağrı olabilir.   Bel ağrısı genellikle birden bire başlar. Bir çok bel ağrısı 6 hafta içinde iyileşir. Bu tip ağrılar genellikle bir yerden düşme veya ağır kaldırma sonucunda oluşur. Bir çok bel ağrısının sebebi, doktorunuz tarafından

Diz kireçlenmesi (gonartroz)

Diz eklemi vücudumuzun en büyük ve tüm ağırlığımızı taşıyan eklemidir. Yaş ilerledikçe diz ekleminde yıpranmalar oluşabilmektedir. Bu yıpranmalar sonucunda diz ekleminde artroz (halk arasında diz kireçlenmesi dediğimiz olay) gelişir.   Diz kireçlenmesi her yıl toplumda 1000 kişiden 3’ünde saptanmaktadır. Bu yazımızda önce diz kireçlenmesinin sebeplerini, önlemek için neler yapabileceğimizi ve ilerlemesini geciktirmek için   tıpta uygulanan yöntemleri anlattıktan sonra hangi durumlarda diz protezi ameliyatı gerektiğinden bahsedeceğiz. Diz kireçlenmesi gençlerde nadir görülür, yaş ilerledikçe dizde yıpranma artar ve diz kireçlenmeye gider. Kadınlarda erkeklere göre daha sık ortaya çıkar. Ailenizde dizlerinde kireçlenme olan kişi var ise sizde de bu rahatsızlık gelişebilir. Dizinde geçirdiğiniz kırık, menisküs yırtığı, bağ yırtıkları sonucunda dizinizin zaman içinde kireçlenmeye gitme riski vardır. Sürekli dizini kıvırıp yere koyarak çalışan kişilerde, bacak kasları zayıf olan kişiler

PARANTEZ BACAK (GENU VARUM) DEFORMİTESİ

Parantez bacak nedir? Parantez bacak tıpta genu varum olarak adlandırılmaktadır. Bir kişi ayakta durduğu anda, bacağının mekanik aksının diz ekleminin ortasından geçmesi en idealidir. Parantez bacakta,   bacak kemiklerinde oluşmuş eğriliklerden dolayı bacağın mekanik aksı dizin iç kısmında geçmektedir. Kişiye dışarıdan bakıldığında diz eklemi dışarı doğru çıkık haldedir ve bacakta parantez şeklinde bir eğrilik vardır. Parantez bacağın sebepleri nelerdir? Bacakta, baldır kemiği (tibia) ve uyluk kemiği (femur) diz eklemiyle birbirine bağlanırlar. Bu iki kemikte var olabilecek eğrilikler parantez bacağa neden olmaktadır. Bir çok kişide, gelişimsel olarak meydana geldiğinden sebebi tam bilinmemektedir. Çocuklukta diz çevresinde geçirilmiş kırıklar ve erişkin hastalarda diz eklemindeki yıpranmalar da parantez bacak oluşmasına neden olabilmektedir. Parantez bacak şikayetiyle başvuran hastaların genelinde baldır kemiğinde (tibia) eğrilik vardır. Daha dikkatli muayene ettiğimizde bu

Kemik kırıklarında kaynama

  Kemik dokusu sürekli bir döngü içinde kendini tamir ederek yeniler. Kemik kırıldığı zaman ise doku kendisini hızlı bir şeklide tamir eder. Zaman içinde kırık kemik eski kemik kadar sağlam olur. Kemik dokusunun kendisini onarma safhaları aynen yıkılan bir binanın yeniden yapılma safhalarına benzer. İlk safha yıkık binanın molozlarının ortadan kaldırılmasıdır, bu safha infalamasyon olarak adlandırılır. Kemiğin kırık uçlarındaki ölü ve hasarlı dokular öncelikle makrofaj ve osteoklast dediğimiz hücreler tarafından temizlenir. Bu süreç 7 gün ile 14 gün kadar sürmektedir. İkinci safha binanın yeniden yapılma safhası olan tamir safhasıdır. Bu safhada binanın demir iskeletini kurmaya benzer şekilde kemik dokusu oluşturan osteoblast hücreleri   kırık uçları arasında bağlantıyı sağlayan iskeleti yapar, bu doku yumuşak kemik dokusudur. Demir iskeleti sağlamlaştırmak için çimentoya ihtiyaç vardır. Burada çimento görevini gören kalsiyum yumuşak kemik dokusunun içine çökelir. Artık kemik sertl

Tendinit

Tendonlar, kaslardan kemiklere bağlantıyı sağlayan kalın ve sert dokulardır. Tendonlar tahriş olduğunda veya parçalanmaya başladığında, yapısında iltihaplanma ve şişlikler oluşur. Bu rahatsızlığa tendinit denir. Tendonlar ellerde, bileklerde, dirseklerde, omuzlarda, kalçalarda, dizlerde, ayak bileklerinde ve ayaklarda bulunur. Bu nedenle, tendinit tipik olarak omuzları, dirsekleri, bilekleri, kalçaları, dizleri ve ayak bileklerini etkiler. Etkilenen bölgeye bağlı olarak belirli tendinit türleri vardır. Örneğin Aşil tendiniti ayak bileğindeki aşil tendonunu içeren bir yaralanmadır.  Tenisçi dirseği, dirseğin dış kısmındaki tendonların etkilenmesiyle oluşur. Tendinitin birçok nedeni vardır ve her biri vücudun hangi kısmının etkilendiğine bağlı olarak değişir.   Tekrarlayan ve Aşırı Kullanım Yaralanmaları  : Tendinit en sık vücudun belirli bir bölümünün aşırı kullanımının sonucu olarak ortaya çıkar. Aynı eylemleri tekrar tekrar gerçekleştirdiğinizde, tendonlar yıpranır ve iltihapl

Kinezyo Bant ve Kinezyo Bantlama Nedir

Kinezyo bantlama tekniği 1973 yılında Dr. KenzoKase tarafından geliştirilmiştir. Standart bant uygulamaları eklem ve kas yapılarını desteklemekle birlikte eklem hareketlerinde ve fonksiyonel aktivitelerde kısıtlamaya yol açmaktadır. Ek olarak bu bantlama yöntemleri uygulandıkları dokuya yapmış oldukları kompresif etki ile bazen zedelenmiş dokunun iyileşmesini yavaşlatmakta ve fasya gibi derin dokulara bir destek sağlamamaktadır. Metodun ortaya çıkış felsefesi eklem hareketlerini sınırlamaksızın insan derisinin yapısal özellikleri ve esnekliğine benzer bir bantlama yönteminde daha başarılı sonuçlar alınabileceğidir. Dr. Kase konvansiyonel bantların sayılan bu etkilerinin tersine doku iyileşmesine yardımcı olurken eklem hareket açıklığını sınırlamayan Kinezyo bandı tasarlamış ve farklı vücut bölgelerinde geliştirdiği yöntemleri uygulamaya başlamıştır. Kase’ye göre kas iskelet sistemi kaynaklı sorunların başında kasın fonksiyonel bozuklukları gelmektedir. Dr.Kase kasın bantlanmasının,

Ortopedi ve Fizik Tedavi

  Günümüzde sanılanın aksine Ortopedi hastalarının büyük çoğunluğunun ameliyat edilmesine gerek yoktur. Bunun için Ortopedi ve Travmatoloji uzmanları genellikle anti-inflamatuar dediğimiz ağrı kesici ilaçlar yazmakta ve egzersiz başlamaktadırlar. Bunların yetersiz kaldığı durumlarda hastaları fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına sevk ederler. Bugünkü yazımızda Fizik Tedavi bölümü ortopedi hastalarına nasıl bir fayda sağlar bundan bahsedeceğiz. Öncelikle fizik tedavi hastanın ağrılarının azalmasına yardımcı olacaktır. Fizik tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı hastayı değerlendirdikten sonra hastanın ağrısının azalması ve fonksiyonlarının artması için hastaya özel bir tedavi programı hazırlayacaktır.   Hayatımızın bir döneminde kas iskelet sistemi ağrıları çekebiliriz. Fizik tedavi bu ağrıları geçirmenin yanı sıra hastanın ilerleyen hayatında tekrar bu tarz ağrıları yaşamasını ve kas iskelet yaralanmalarını önlemek için hastaya kendisini nasıl koruyacağını öğretir. Baş ağrılarının

Meşrubatlar ve Alkolsüz içecekler diz kireçlenmesine neden olur mu?

Vücudumuzun en çok ağırlık taşıyan eklemi diz eklemidir. Diz eklemimizde zaman içinde yıpranmalar meydana gelir. Bu yıpranmalar sonucu bazı insanlarda diz kireçlenmesi (artrozu) dediğimiz hastalık ortaya çıkar. Dizde meydana gelen yıpranmaların kireçlenmeye gitmesinde en önemli neden kişinin genetik yapısıdır. Fakat bunun yanında kişinin yaşam tarzı, yedikleri ve içtikleri de kireçlenmeyi hızlandırabilir. Bugünkü yazımız da 2013 yılında Harvard Üniversitesinde alkolsüz içeceklerin diz kireçlenmesi üzerine etkisi hakkında yapılan bir çalışma ile ilgili olacaktır. 2013 yılında Harvard Üniversitesinde, alkolsüz içeceklerle (kola ve meyve suyu gibi..) diz kireçlenmesi arasındaki ilişki hakkında bir çalışma sunuldu. Bu araştırmada haftada 5 veya daha fazla meşrubat tüketiminin diz kireçlenmesinin hızlı bir şekilde oluşmasına neden olduğu bildirilmiştir. Özellikle zayıf vücut yapılı erkeklerin bu tür içecekleri tüketmesinin diz ekleminde daha fazla yıpranmaya neden olduğu tespit edilmişt

Kemik ve Eklem Sağlığı İçin Faydalı Besinler.

Kemiklerimiz sürekli kendisini yeniler. Yaşamın ilk yıllarında eski kemik dokusu sürekli yıkılır ve bunun yerine yeni kemik dokusu oluşturulur. Bu sayede kemiklerin sürekli dayanıklı olması sağlanır. 30 yaşına gelindiğinde, yeni kemik oluşumu yavaşlamaya başlar ve bu durum kemiklerde incelme ve eklemlerde sertleşme ile   sonuçlanır. Düzenli egzersiz kemik oluşumu süreci için uyarıcı etki sağlayabilir, ancak,   aynı zamanda doğru beslenmek gerekir, böylece vücudumuza güçlü kemikler ve eklemler inşa etmek için gerekli hammaddeler sağlanmış olur. Burada eklemler için beslenmeyi sağlayacak gıdaları şöyle sıralayabiliriz: Balık: Ton balığı, somon ve uskumru gibi bazı yağlı balık türleri omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Haftada iki kez balık tüketmek özellikle romatoid artritli (iltihaplı eklem romatizması)   olan hastalara faydalı olacaktır. Soya Bazlı Gıdalar: Soya fasülyesi   gibi gıdaların protein ve lif oranı yüksek, yağ oranı ise çok düşüktür. Bu besinlerin iltihap

Kemik enfeksiyonu (osteomiyelit)

Kemik dokusu sert bir yapıya sahiptir ve bu sert yapı içindeki hücreler sayesinde canlı bir dokudur. Kemik dokusu enfeksiyona karşı çok dirençlidir. Bir kemiğin iltihap kapması için kemiğin canlılığında problem olması gereklidir.   Bir kemiğe mikroorganizmaların yerleşmesinin iki yolu vardır. Birincisi vücudumuzun başka bir yerindeki enfeksiyon odağındaki mikroorganizmaların kan yoluyla kemiğe ulaşması ve kemik enfeksiyonuna neden olmasıdır. Bu tür enfeksiyonlarla genellikle sık sık idrar yolu veya boğaz enfeksiyonu geçiren çocuklarda karşılaşmaktayız. Bu enfeksiyonun bulguları arasında ateş, bacağının üzerine yük verememe ve bacakta kızarıklık sayılabilir. Erken dönemde röntgen filmi normal olduğundan tanı için MRI görüntüleme gerekebilir. Bazı durumlarda kemikteki bu lezyonlar tümörler ile karışabilmektedir. Kemikten alınacak kültür sonucuna göre   kemik cerrahi olarak temizlendikten sonra uygun ve uzun süreli antibiyotik kullanımıyla enfeksiyon tedavi edilebilmektedir.   İki

Eklem artrozu (kireçlenmesi) için uygulanan enjeksiyonlar ve ağızdan alınan takviye ilaçların etkinliği

  Günümüzde insanların yaşam süresi uzamaktadır. Bunun sonucu olarak toplumda diz veya kalça kireçlenmesine (artrozuna) daha çok rastlanmaktadır. Hastaların dizlerinde veya kalçalarındaki yıpranmayı yavaşlatmak ve eklemin protez ameliyatına gitmesini engellemek için birçok ilaç üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Eklemin kayganlığını arttırmak veya kıkırdağın yapısını güçlendirmek için eklem içine enjekte edilen ilaçlar veya ağızdan alınan takviye edici haplar piyasada bulunmaktadır. Eklem içi yapılan ilaçların birçok formu vardır. Bunların kimyasal yapıları birbirinden farklı olmakta ve piyasaya süren firmalar tarafından etkin olduğu savunulmaktadır. Halk arasında horoz ibiği, balık kıkırdağı tarzında adlandırılmaktadır. Bu ilaçların 3 hafta üst üste uygulananları olduğu gibi yılda tek doz enjeksiyon tarzında yapılan türleri de üretilmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalarda bu ilaçların plesebo dediğimiz yalancı ilaçlara göre bir üstünlüğü gösterilmemiş veya çok düşük seviyede etkili ol

Kemik tümörleri

Günümüzde kanser vakaları artmaktadır. Bir çok kişi vücudunun bir yerinde ağrısı olduğunda aklına hemen kanser mi oldum sorusunu getirmektedir. Akciğer, meme, prostat, böbrek, troid tümörleri yaygın tümörlerdir. Bunlara kıyasla kemik tümörleriyle daha nadir karşılaşılmaktadır. Kemik tümörlerini iki grupta anlatabiliriz. Birincisi iyi huylu olan kemik tümörleri, ikincisi ise kötü huylu olan kemik tümörleridir. İyi huylu kemik tümörleri genellikle hastalarda başka şikayetler nedeniyle çekilen radyolojik görüntülemelerde tesadüfen saptanır. Bazen bu tömürler kemiği zayıflattığı için kırık gelişmesi sonucunda da tespit edilebilir. İyi huylu tümörleri de 2 grup altında inceleyebiliriz. Birinci grup kemiğin içinde kendisini sınırlayan tümörlerdir. Bu kitlelerin bir çok türü vardır. Bu kitleler eğer ağrıya neden oluyorsa, kemiği zayıflatmış veya kırık gelişmiş ise cerrahi olarak tedavi edilir. Bir çok hasta sadece takibe alınır. İkinci gruptaki kitleler ise etkilediği kemik bölgesinde yık

KALÇA PROTEZİ YAPILAN HASTALAR NELERE DİKKAT ETMELİDİR

Kalça ekleminde artroz (kireçlenme) geliştiğinde özellikle yürüme esnasında kalça ekleminde ağrı olur. Bu ağrılar genellikle kasık bölgesinde hissedilir. Kireçlenmenin ilerlemesi sonucu hasta yürürken aksamaya başlar ve ağrının şiddeti giderek artar. Kalça hareketlerinde azalma olur ve yere çömelmekte güçlük, çorap ve ayakkabı giymekte zorlanmalar başlar. Bu gibi şikayetleri olan hastaların tedavisi için kalça protezi yapılması gerekir.Kalça protezi yapılan hastanın ameliyat sonrasında dikkat etmesi gereken şeyler vardır. Kalça protezi ameliyatından sonra hasta odasına alınır. Ameliyatın erken döneminde anestezinin etkisiyle hasta kendinde olmadığında yapacağı ters bir harekette kalça eklemi yerinden çıkabilir. Bu nedenden hasta yatağına dikkatli bir şekilde alınmalı ve   yatak içinde hasta sırtüstü yatar ve bacak arasına yastık konur. Eğer ameliyattan sonra dren (yara bölgesindeki kanın dışarı akması için takılan sistem) takılmış ise   belli aralıklarla   hemşire tarafından takip ed

Diz Protezi Yapılan Hastalar Nelere Dikkat Etmelidir

Gonartroz (diz eklemi kireçlenmesi) olan hastaların gün içinde yürüme mesafeleri azalır. En yakın komşusuna gitmek istediğinde yolda birkaç kez ağrı nedeniyle oturup dinlenme ihtiyacı duyacaktır. Bu ağrılar zaman içinde evde oturduğunda da olmaya başlayacaktır. Bu ağrılar artık uykuları da kaçırmaya başladıysa diz protezi ameliyatı yaptırma vakti gelmiş demektir. Bu ağrılar sebebiyle başvurulan ortopedi ve travmatoloji uzmanı yaptığı muayene ve çekilen röntgen filmlerini değerlendirdikten sonra diz protezi ameliyatı önerecektir. Bu yazımızda diz protezi sonrası hastaların nelere dikkat etmeleri gerektiği konusuna değineceğiz. Diz protezi ameliyatı yapıldı ve ameliyat sonrası hasta yatağına alındı. Bu dönemde hastanın dizinde fazla kanama olmaması için diz eklemi çevresine buz konması fayda verecektir.   Eğer ameliyattan sonra dren (yara bölgesindeki kanın dışarı akması için takılan sistem) takılmış ise   belli aralıklarla   hemşire tarafından takip edilir ve haznesi dolmuş ise boşa